Filmin adı aslında heryerde yazdığı gibi “Hızlı ve Öfkeli 5″ değil. Biraz ingilizce bilgisi olan her insanın anlayacağı gibi filmin adı sadece “Hızlı Beşli”. Bütün film isimlerinin çevirisi gibi bu da biraz değişime uğramış.
Başından sonuna kadar sürekli heyacan dorukta giden filmde serinin Tokyo Drift haricindeki tüm fimlerindeki gibi Dominic Toretto ve Brian O’Conner ön planda.
Serinin son eseri olan Fast Five’da başlangıçta Dominic’i cezaevi aracından kaçırıyor, özgürlüğüne kavuşturuyorlar. Yetkilileri atlatabilmek için yollarını ayırarak Brian ve Mia Rio de Janerio’ya gidiyorlar. Artık özgürlüklerini kazanabilmek için son ve büyük bir iş daha yapmalılar. Brian bir trenden araba çalma işine bulaşıyor ve tam burada macera başlıyor.
Arabalar çalınırken çıkan olaylar yüzünden tren kaza yaparken Dom ve Brian son anda trenden kurtularak nehire düşüyorlar. Nehirden çıktıklarında başlarının büyük bir belada olduğunu farkediyorlar.
Rio de Janerio’nun para babası Hernan Reyes (Joaquim de Almeida) ile başları beladadır. Kazadan önce Mia ile gönderdikleri Ford GT40′ın içerisinde önemli birşey olduğunu fark ettikten sonra arabayı tamamen parçalara ayırarak, içerisinde uyuşturucu dağıtım planının bulunduğu çipi ele geçirirler.
Dom’un bu olaylar üzerine, Hernan Reyes’in servetine göz koyması ile Roman Pearce, Tej Parker, Han Lue, Gisele Harabo, Tego Leo, Rico Santos’u bir araya getiriyor. Ekibi ikna etmek kasadaki 100 milyon $’dan bahsedince pek zor olmuyor.
Parayı bir çok ayrı noktadan, aynı anda çıkartamayacakları için tek bir yere toplanmasını, sahte para basım noktasına baskın yaparak sağlıyorlar fakat para zannettikleri gibi bankada değil, polis merkezinde saklanıyor.
Uzun süren hazırlıklardan sonra ele geçirdikleri kasa ile şehri darmadağın ettikten sonra kasayı Luke Hobbs (Dwayne Johnson “The Rock”)’a bırakıp gittiğini zannetsekte filmin sonunda, asıl kasa çoktan değiştirilmiş…